Ümit Yaşar Oğuzcan Şiirleri

BurakCan

Yetkili
Yönetici
Moderator
Katılım
11 Haz 2018
Mesajlar
1,925
Tepki Puanı
459
Puanları
83
Awards
0
Ümit Yaşar Oğuzcan Şiirleri





Gitgide alışıyorum sana....
Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz...
Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin...
Yanımda olduğun zamanlar;
sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor,
alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun...
Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan...
Alışkanlıklar daima korkutur beni...
Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim...
Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır...
Fakat şimdi sana alışıyorum...
Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor.
Yalnız içimde garip bir korku var.
Sana alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan korkuyorum...
Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini
daha değerlisini verememekten korkuyorum...
Bir gün ansızın ölmekten ve seni, bana olan alışkanlığınla
yapayalnız bırakmaktan korkuyorum...

Oysaki her zaman ve günün her saatinde
yanında olmalıyım senin... Bana alışmış olmaktan
pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı...
Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp
emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni...
Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz.
Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı, yarısı benim...
"Bana alış" demeyeceğim... Nasıl olsa alışacaksın bir gün...
Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan gözlerin,
o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla,
sevginle yepyeni bir "ben" yaratacaksın benden!

İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan. Sevgimle
mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum...
Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi.
Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadım.
Bencildim bir zamanlar, sevmek benim hakkım diyordum.
Oysaki şimdi bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu
kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum.

Asıl büyük sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim
senin sevginle değerleniyor, ayrı bir anlam kazanıyor...
Sevgin olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım.
Sevginle bir aynayım şimdi. Bana bakanlar baştanbaşa
seni görecekler içimde...
Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun?
Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz.
İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan.
Her yerde iki olduğumuz için
bir bütün haline geliyoruz durmadan...

Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni...
Durup durup dudaklarını öpmek geliyor içimden...
Saçlarını okşamak geliyor, ellerini tutmak geliyor...
Kokunun tenime sindiğini hissediyorum geceleri...
Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum...
Boynunun en güzel yerini benden başkası bilemez artık...

Seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz....
Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu hissediyorum...
Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun.
Bir gün tarih öncesinde yaşıyoruz , bir gün bulutların üstünde...
Uzun süren bir baygınlık sonrasının
o anlatılmaz baş dönmesi içindeyim...
Bütün merdivenler birbirine eklendiği zaman
seninle vardığım yüksekliğe erişemez...

Açılmış bütün kuyuların derinliği
içimde seni bulduğum yer kadar derin değil...
Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi.
Emsalsiz bir oluşun içinde yuvarlanıyoruz.
Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde.
Özlem, kıskançlık, arzu ne varsa içimizde hepsi birdenbire tutuştu.
Alev almayan bir yerimiz kalmadı.
Alevlerimiz muhteşem bir kızıllığın içinde yıldızlara kadar uzanıyor.
Hiç bir su, bu ateşi söndüremez artık.
Nehirle, denizler boşalsa üstümüze hiç sönmeyeceğimizi biliyorum.
Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek.
Önce bakışlarımız alıştı birbirine, sonra parmak uçlarımız...
Bu oluş tamamlandığı anda yeryüzünde
bizden güçlüsü olmayacak!
En mutlu olduğumuz yerde en güçlü de olacağız seninle...
Bu bir sonun değil bir varoluşun başlangıcıdır.
Geçmişteki tüm alışkanlıkların bana alışmanı önleyemez artık...



Ümit Yaşar OĞUZCAN Tüm şiirleri​
 

BurakCan

Yetkili
Yönetici
Moderator
Katılım
11 Haz 2018
Mesajlar
1,925
Tepki Puanı
459
Puanları
83
Awards
0
GÜLLER AĞLAR İÇİMDE
Ne zaman ayrılık saati gelse
En vazgeçilmez yerinde yaşamın
Duysak ayak seslerini akşamın
Ve sokaklardan el ayak çekilse
Bir ürpertiyle duyarım o zaman
Seni çağıran sesi uzaklardan

Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir gariplik çöker içime birden
Kalan tek anı gibi bir devirden
Durmadan çalınır o gamlı beste
Sanki bilir dem hazin öykümüzü
Bulutlar ağlar, kararır gökyüzü

Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir çaresizliğe anlatır gibi
Birden değişir gözlerinin rengi
Mavi solar, koyulaşır yeşilse
Sarınca ruhunu eski bir hüzün
Uçar gider pembeliği yüzünün

Ne zaman ayrılık saati gelse
Uzatsan özlemle dudaklarını
Tüm ağaçlar döker yapraklarını
Ne çiçek kalır ortada, ne bahçe
Sadece uğultusu o rüzgarın
Ve bir umut kırıntısı: Belki yarın

Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir fırtına çıkmışcasına, büyük
İçimdeki güllerin boynu bükük
Bir zaman kalakalırım öylece
Neden sonra gittiğini anlarım
İçimde güller ağlar, ben ağlarım...

Ümit Yaşar Oğuzcan
 

BurakCan

Yetkili
Yönetici
Moderator
Katılım
11 Haz 2018
Mesajlar
1,925
Tepki Puanı
459
Puanları
83
Awards
0
ÜSTÜME VARMA İSTANBUL



Sana geldim, içim ümitlerle dolu
Beni sarhoş etme İstanbul, ne olur
Bir gün ben de eririm caddelerinde
Çürür kemiklerim adım unutulur

Yine sen kalırsın dipdiri, sımsıcak
Göğün, bulutların, denizlerin kalır
Oynama İstanbul, benimle oynama
Bir gün öldürür beni bu dert, bu kahır

Ezilmiş ellerim arasında başım
Bu yeryüzünde başka çarem kalmamış
İşte gelip kapılarına dayanmışım

Karşında yıkılmış bir duvar gibiyim
Beni sarhoş etme, başım dönüyor
Üstüme varma İstanbul, kederliyim


--------------------------------------------------------------------------------

BİR GECE ANSIZIN GELEBİLİRİM



Bu kadar yürekten çağırma beni
Bir gece ansızın gelebilirim.
Beni bekliyorsan, uyumamışsan
Sevinçten kapında ölebilirim.

Belki de hayata yeni başlarım
İçimde küllenen kor alevlenir.
Bakarsın hiç gitmem kölen olurum
Belki de seversin beni kimbilir.

Kal dersen, dağlarca severim seni
Bir deniz olurum ayaklarında.
Aşk bu özleyiş bu hiç belli olmaz
Kalbim duruverir dudaklarında.

Ya da unuturum kim olduğumu
Hatırlamam belki adımı bile.
Belki de çıldırır deli olurum
Sana kavuşmanın heycanıyla.

Aşk bu, bilinir mi nereye varır
Ne durdurur özlemini, seveni.
Bakarsın ansızın gelebilirim
Bu kadar yürekten çağırma beni.


--------------------------------------------------------------------------------

KURŞUN YARASI



İstediğin zaman, rasladığın yerde
Kıyasıya olmalı beni vuruşun
Kanım günlerce akmalı caddelerde
Tam kalbime değmeli attığın kurşun.
Ya kalbime, ya alnımın ortasına
En can alacak yerime nişan al.
Çare bulunmaz her kurşun yarasına
Beni öldür ve açık gözlerime dal
Bir eser olmasın içinde korkudan.
Tetiği kininle, garezinle çek
Kurşun değil ölüm çıkmalı namludan.
Bırak benim kanım olsun dökülecek
En son kurşunun da olsa namluya sür
Nasıl olsa ölüm var, bari sen öldür.


--------------------------------------------------------------------------------

İMKANSIZ ŞEYLER



İmkansız olan şeyler vardır bilirsin
Yaşlanmamak gibi, ölmemek gibi.
Ve seni sevmemek çigan gözlüm
Mümkün değil ki.
Çıkarıp atamam içimden
Neyleyim yer etmişin bir kere.
Ne zaman elime bir kağıt alsam
Siner güzelliğin kelimelere.
Yumsam gözlerimi seni seyrederim
Devamlı bir musiki kulaklarımda sesin
Mevsimler seninle başlar, seninle biter
Yıl oniki ay benimlesin.
Ne zaman bir gemi görsem limanda
Alıp başımı seninle gitmek isterim.
Umurumda değil bu oyunlar, bu düzenler
Anlasana; seni arıyor ellerim.
İmkansız düşünmemek gecelerce seni
Ve sevmemek ömür boyunca, bir gün değil.
- Başka çaremiz yok, beni unut - demiştin
Mümkün değil çigan gözlüm, mümkün değil...


--------------------------------------------------------------------------------

UNUTAMIYORUM



Unut demek kolay gel bana sor bir de.
Unutamıyorum işte unutamıyorum.
Bir şey var şuramda beni kahreden
Şuramda tam yüreğimin üstünde
Çakılı duran bir şey var
Elimde değil söküp atamıyorum.

Dalıp dalıp gidiyor gözlerim derinlere.
Kimi görsem biraz sana benziyor
Seni hatırlatıyor şu bulut şu gökyüzü
Şu kayaları döven deniz
Şu hüzünlü melodi şu napoliten şarkı
Bir zamanlar beraber dinlediğimiz.

Boyuna seni düşünüyorum durmadan usanmadan.
Şimdi diyorum o ne yapıyor acaba?
O güzelim gözleri kime bakıyor
O canım elleri nerde?
Oysa günler o günler değil
Akşamlar o akşamlar değil
Ve kalan şimdi sadece özlemin gecelerde.

Durup durup seni büyütüyorum içimde.
Seninle acılar büyütüyorum
Yeni yeni kederler büyütüyorum dayanılmaz.
Kirli sular yürüyor iliklerime
Bir zehir karışıyor kanıma anlıyor musun?
Bir daha görsem seni diyorum bir daha görsem
Bir gün olsun bir dakika olsun.

Unut demek kolay, gel bana sor bir de.
Hatırladıkça gözyaşlarımı tutamıyorum.
Dilimin ucunda sen
Başımın içinde sen
Kader misin, ecel misin nesin sen
Unutamıyorum işte, unutamıyorum...


--------------------------------------------------------------------------------

SENİNLE ÖLMEK İSTİYORUM



Dağ başında bir avcı kulübesi
Yerle diz boyu kar.
Ocakta ateş
Dışarda rüzgar.
Hadi gel
Önce sevişmeliyiz uzun uzun.
Yerdeki ayı postunun üzerine uzanmalıyız
Bütün vücudunu santimetrekarelere ayırıp
Birer birer öpmeliyim.
Ve sonra sımsıkı sarılmalıyım sana
Böylece ölmeliyiz.
Aradan yıllar geçip
Bizi buldukları zaman
Etlerimiz çürümüş olsa da
Kemiklerimiz ayrılmamalı birbirinden.
Hadi gel
Nefes almak hüner değil
Seninle ölmek istiyorum.


--------------------------------------------------------------------------------

BİR GÜN



Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde
Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa
Bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde
Ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa
Bil ki seni düşünüyorum.

Bir vapur yanaşırsa rıhtımına bin, açıl
Örtün karanlıkları masmavi denizlerde.
Ve dinle kalbimi bak nasıl çarpıyor nasıl?
O bütün özlemlerin koyulaştığı yerde
Bil ki seni bekliyorum.

Bir sabah gün doğarken aç perdelerini, bak
Sevinçle balkonuna konuyorsa martılar
Kendini tadılmamış derin bir hazza bırak.
Dökülsün dudağından en umutlu şarkılar
Bil ki seni istiyorum.

Gecelerden bir gece uyanırsın apansız
Uzaklarda elemli, garip bir kuş öterse
Bir ceylan ağlıyorsa dağlarda yapayalnız
Ve bir gün kabrimde bir sarı çiçek biterse
Bil ki seni seviyorum.


--------------------------------------------------------------------------------

AŞKTI O



Aşktı o! Değiştiren tüm gecelerimi
Aşktı o! Beni durup durup yenileyen
Oydu, duygulu yapan hoyrat ellerimi
Oydu, doludizgin gidişime dur diyen

Bir bıçağın keskin yüzünde kan lekesiydim
Aşktı yine beni yıkayan, arıtan su
Böyle ak pAk olacağımı bilir miydim
İçimde açmasaydı o sevmek duygusu?

Ben bir tutsağım şimdi sevgiye, gönüllü
Çözmeyin ellerimi, zincirlerim kalsın
Görsün prangalarım o doğacak günü

Ve bu dünyaya aşk dolu şiirlerim kalsın
Seninle her yerde güzel, her zaman yeni
İstemem, sensiz hatırlamasınlar beni


--------------------------------------------------------------------------------

BİR GÜN KAPINA GELSEM



Bir karanlık geliyor yokluğunun ardından
Ne zaman güneş batsa bu son gecem diyorum.
Vazgeç yalan dünyanın köhne saltanatından
Yetişir bunca keder, bunca elem diyorum.

Her şey sağır içimde, ne şiir, ne musiki
Dünyadan bezginliğim dünyalar kadar eski.
Öylesine çözülmüş, öyle dağılmışım ki
Bu ne bitmez ayrılık, bu ne özlem diyorum.

Beni çağırdığını bir defa duyabilsem.
Avuçlarımda ateş, yorgun gözlerimde nem
Aşarak denizleri bir gün kapına gelsem
Başımı duvarlara vurup ölsem diyorum.


--------------------------------------------------------------------------------

UNUTULMAYANLAR



Biliyorum, unutamayacaksın!
Ağır ağır geçecek mevsimler
Bir bir ağaracak saçının telleri
Solacak albümde eski resimler.

Beni hatırladıkça için ürperecek
Boşanan gözyaşlarını tutamayacaksın.
Boşuna zorlama kendini, sevdiğim
Biliyorum, unutamayacaksın.

Ve biliyorsun, ben de unutamayacağım.
Eskimeyecek içimde sana ait ne varsa.
Şöhretmiş, servetmiş herşey geçiyor, inan
Dostluklar ve sevgiler kalıyor, kalırsa.

Sen benim gökyüzümdün, denizim, toprağımdın
Şimdi bir hatıra olamazsın belirsiz, uzak.
Biliyorsun bazı şeyler vardır elimizde olmayan
İşte öyle imkansız birşey seni unutmak.

Zannetme ki herşey bitti sevdiğim
Birgün yeşerecek şu sararmış yapraklar.
Ve bundan sonra kim severse dünyada
Seni ve beni hatırlayacaklar.


--------------------------------------------------------------------------------

BENİ UNUTMA



Bir gün gelir de unuturmuş insan
En sevdiği hatıraları bile.
Bari sen her gece yorgun sesiyle
Saat on ikiyi vurduğu zaman
Beni unutma.

Çünkü ben her gece o saatlerde
Seni yaşar ve seni düşünürüm
Hayal içinde perişan yürürüm.
Sen de karanlığın sustuğu yerde
Beni unutma.

O saatlerde serpilir gülüşün
Bir avuç su gibi içime, ey yâr.
Senin de başında o çılgın rüzgar
Deli deli esiverirse bir gün
Beni unutma.

Ben ayağımda çarık, elimde asa
Senin için şu yollara düşmüşüm.
Senelerce sonra sana dönüşüm
Bir mahşer gününe de rastlasa
Beni unutma.

Hâlâ duruyorsa yeşil elbisen
Onu bir gün benim için giy.
Saksıdaki pembe karanfilde çiğ
Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen
Beni unutma.

Büyük acılarla tutuştuğum gün
Çok uzaklarda da olsan yine gel
Bu ölürcesine sevdiğine gel.
Ne olur tanrıya kavuştuğum gün
Beni unutma.


--------------------------------------------------------------------------------

DENİZE KAVUŞAN NEHİR



Sen üzerinde nice şafakların söktüğü
Sevgi denizlerine akan büyük nehir.
Sen biraz ışık, biraz tılsım, biraz büyü
Sen yıllardır yazıp bitiremediğim şiir.

Durmadan bir gül açar ellerinde pembe
Sen nefes alışı en bakir güzelliğin.
Gözlerin midir parlayan gökyüzünde
Bir güneş doğarcasına geceleyin?

Ne zaman seni düşünsem yaşamak güzel
Bir bahar bahçesi olur güz bahçeleri.
En karanlıklarda bile uzanır bir el
Kendiliğinden açar sabaha perdeleri.

Sen varsan dallarda kuşlar memnun
Tüm çiçeklerin rengi değişik, kokusu başka
Öylesine gerçek ki var olduğun
Çarpar güzelliğin kıyılarıma dalga dalga.

Tutsam ellerini içim ürperir hazdan
Başım döner gözlerin gözlerime değse.
Kalan tek hatıradır gülüşün bir yazdan
Yokluğun da odur senin, ölmek neyse.

Sen bastığın yerde çiçeklerin büyüdüğü
Her zaman en güzel, her yerde eşsiz
Sen yaprak, sen köpük, sen kuştüyü
Sen sevgi nehirlerimin aktığı büyük deniz.
 

BurakCan

Yetkili
Yönetici
Moderator
Katılım
11 Haz 2018
Mesajlar
1,925
Tepki Puanı
459
Puanları
83
Awards
0
"Öldüğüm Zaman"

Öldüğüm zaman
Senden çok uzaklarda olacağım
Kara haberi
Aylarca sonra duyacaksın
Çok sevdiğin istanbul'un
İstiklâl caddesinde
Tanıdığın herhangi bir kimse
-O ölmüş
-Duydum, çok üzüldüm diyecek
Sen herşeyden habersiz
Bir yabancıdan bahsedercesine
-Kim diye soracaksın
Fakat sorun cevapsız kalacak
Adım söylenmeden anlayacaksın öldüğümü
Ve başka hiçbir şey sormadan
Yanaklarında iki damla yaş
İçinde bir eziklik
O anlamsız kalabalığın içinde
Ağır ağır yürüyeceksin
Sonra birden bire herşeye boş verip
Adımı ve bütün hatıramı
Taksim meydanında tüküreceksin
Öldüğüm zaman
Sen yine bu kadar güzel olacaksın
Yine bu kadar zalim bu kadar taş yürekli
Yine çevrende hayranların dolaşacak
Sekiz on el birden uzanacak
Sigaranı yakmak için
Geçtiğin sokaklarda
Saatlerce kalacak parfümünün kokusu
Yine seni her göreni kendine râm edeceksin
İzin yıllar yılı silinmeyecek düşüncelerden
Yine âşıklarına uykuyu haram edeceksin

Öldüğüm zaman
Aslında kurtulmuş olacaksın benden
İnan hafifleyeceksin
Belki ara sıra hatırlasan da
-Benim ne suçum var
-Bu kadar sevmeyeydi diyeceksin

Bense herşeye rağmen diyorum ki
Öldüğüm zaman
Bana senden uzaklarda
Basit, gösterişsiz bir mezar kazsınlar
Ne arayanım olsun ne sevenim
İnsanlardan bir tek dileğim var benim
Mezartaşıma seni sevdiğimi yazsınlar...
Ümit Yaşar OĞUZCAN
 

BurakCan

Yetkili
Yönetici
Moderator
Katılım
11 Haz 2018
Mesajlar
1,925
Tepki Puanı
459
Puanları
83
Awards
0
BİRGÜN ANLARSIN
*
Uykuların kaçar geceleri, bir türlü sabah olmayı bilmez.
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya,
Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
Ne çarşaf halden anlar ne yastık.
Girmez pencerelerden beklediğin o aydınlık.
Onun unutamadığın hayali,
Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine.
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.
*
Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu.
Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin.
Gün gelir de sesini bir kerecik duyabilmek için,
Vurursun başını soğuk taş duvarlara.
Büyür gitgide incinmişliğin kırılmışlığın.
Duyarsın,
Ta derinden acısını, çaresiz kalmışlığın.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.
*
Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin.
Niçin yaratıldığını.
Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini.
Uzun uzun seyredersin aynalarda güzelliğini.
Boşuna geçip giden günlerine yanarsın.
Dolar gözlerin, için burkulur.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.
*
Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların.
Sevilen gözlerin erişilmezliğini.
O hiç beklenmeyen saat geldi mi?
Düşer saçların önüne, ama bembeyaz.
Uzanır, gökyüzüne ellerin.
Ama çaresiz,
Ama yorgun,
Ama bitkin.
Bir zaman geçmiş günlerin hayaline dalarsın.
Sonra dizilir birbiri ardına gerçekler, acı.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.
*
Bir gün anlarsın hayal kurmayı;
Beklemeyi, ümit etmeyi.
Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi.
Lanet edersin yaşadığına...
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın.
O zaman bir çiçek büyür kabrimde, kendiliğinden.
Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın.
*
ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN
 

BurakCan

Yetkili
Yönetici
Moderator
Katılım
11 Haz 2018
Mesajlar
1,925
Tepki Puanı
459
Puanları
83
Awards
0
BEN SENSİZ YAŞAYAMAM
*
Bırakma beni sevdiğim
Gidişine dayanamam
Hasret gözyaşlarımla
Kendimi avutamam
Dönerim dersin ama
Kadere inanmam
Bıraktığın anılarınla
Ben sensiz yaşayamam..
*
ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN
 

BurakCan

Yetkili
Yönetici
Moderator
Katılım
11 Haz 2018
Mesajlar
1,925
Tepki Puanı
459
Puanları
83
Awards
0
BEKLEYEN
*
Hangi yalnızlıktır iten seni bu sığ sulara
Hangi şekilsiz gerçek bağlayan ellerini
Kattığın bir acı gülüştür düştüğün korkulara
Kim baksa gözlerine görür beklediğini
*
Saçında bir tel vardır, o çağırır hüznü
Ellerindir yorulmuş, anlaşılmamış, nemli, soğuk
Bir rengi vardır dudaklarının saklayan gülüşünü
Ne zaman baksam gözlerine ağlar bir çocuk
*
Ne kadar gülsen ortada kırıklığın öyle gerçek
Sen bir sarılarda, bir yeşillerde, bir morlarda
Sanki bir kederdir ömrün hiç bitmeyecek
*
Kimbilir seni bekleyen kim şimdi o yollarda
Bilmediğim, görmediğin kim çıkacak o romanlardan
Bir masal kahramanı mı? Ki kalmış eski zamanlardan
*
ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN
 

BurakCan

Yetkili
Yönetici
Moderator
Katılım
11 Haz 2018
Mesajlar
1,925
Tepki Puanı
459
Puanları
83
Awards
0
Sevi şiiri
*
Ben senin en çok sesini sevdim,
Buğulu çoğu zaman,taze bir ekmek gibi,
Önce aşka çağıran,sonra dinlendiren,
Bana her zaman dost,her zaman sevgili,
*
Ben senin en çok ellerini sevdim,
Bir pınar serinliğinde,küçük ve ak pak,
Nice güzellikler gördüm yeryüzünde,
En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak,
*
Ben senin en çok gözlerini sevdim,
Kah çocukca mavi,kah inadına yeşil,
Aydınlıklar,esenlikler,mutlulukla,
Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil,
*
Ben senin en çok gülüşünü sevdim,
Sevindiren,içimde umut çiçekleri açtıran,
Unutturur bana birden acıları,güçlükleri,
Dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman,
*
Ben senin en çok davranışlarını sevdim,
Güçsüze merhametini,zalime direnişini,
Haksızlıklar,zorbalıklar karşısında,
Vahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişini,
*
Ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim,
Tüm çocuklara kanat geren anneliğini,
Nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada,
Sensin,her şeyin üstünde tutan sevgini,
*
Ben senin en çok bana yansımanı sevdim,
Bende yeniden var olmanı,benimle bütünleşmeni,
Mertliğini,yalansızlığını,dupduruluğunu sevdim,
Ben seni sevdim,ben seni sevdim,ben seni....
*
Ümit yaşar oğuzcan
 

BurakCan

Yetkili
Yönetici
Moderator
Katılım
11 Haz 2018
Mesajlar
1,925
Tepki Puanı
459
Puanları
83
Awards
0
Beyaz gül
*
Seni arıyorum kalabalık caddelerde,
Tanımadığım insanlar geçiyor,sen yoksun.
Perişan hallerimin başladığı yerde,
Sana sesleniyorum,duyuyormusun?
*
Beyaz güller açtı bahçelerde,sevdiğin..
Ya o karanfil,baygın kokulu çiçek.
Gel yalnızlık bahçeme beyazlar giyin,
Anladım ki bu ömür sensiz geçmeyecek.

Odamı süsleyen ellerini uzat,
Hazzından dile gelsin bastığın halı...
Açılsın sevincinden perdeler kat kat..
Işık ve ateşin senin için yanmalı....
*
Sonra çevir düğmesini,radyonun,
Sevdiğin musuki dolsun odama,
Dinle şarkısını büyük koronun,
Beni düşün! beni düşün ağlama...
*
İçimden bir ses diyorki sabret..
Sonu gelecek bu yalnızlığın,
Bütün aynalar gülecek elbet,
Açılacak kapılar ansızın..
*
Yalnız sen varsın beyaz gülüm,
Evde bahçede ve sokakta,
Bir eylül akşamı gördüğüm,
O beyaz hayalsin uzakta..
*
Yakınsın yalnızlık kadar,
Uzaksın yakınmış gibi,
Sensiz yaşadığım yıllar,
Bu kadar güzel değildi...
*
Yeter..gel artık yeter...
Karanfiller açtı gel!!
Kış bahçesinde,güller,
Beyaz güller açtı gel...
*
Ümit yaşar oğuzcan
 

BurakCan

Yetkili
Yönetici
Moderator
Katılım
11 Haz 2018
Mesajlar
1,925
Tepki Puanı
459
Puanları
83
Awards
0
BEN EYLÜL SEN HAZİRAN
*
Bir eylüldü başlayan içimde
Ağaçlar dökmüştü yapraklarını
Çimenler sararmıştı
Rengi solmuştu tüm çiçeklerin
Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı
Katar katar gidiyordu kuşlar uzaklara
Deli deli esiyordu rüzgar
Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa
Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar..
*
Neydi o bir zamanlar
Sevmişliğim, sevilmişliğim
O heyheyler, o delişmenlikler neydi
Ne bu kadere boyun eğmişliğim
Ne bu acıdan korlaşan yürek
Ne bu kurumuş nehir; gözyaşım
Önümdeki diz boyu karanlıklar da ne
Ne bu ardımdaki kül yığını; elli yaşım
*
Beni kötü yakaladın haziran
Gamlı, yıkık eylül sonuma
Bir ilk yaz tazeliği getirdin
Masmavi göğünle
Cana can katan güneşinle
Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime
Çiçekler açtı dokunduğun
Çimler büyüdü yürüdüğün
Ve güller katmer katmer oldu güldüğün yerde
*
Başımda senin kuşların kanat çırpıyor şimdi
Öldürdüğün yemişlerin ağırlığından
Dallarım yere değiyor
Güneşi batmadan saçlarının
Bir dolunay doğuyor bakışlarından
Gün boyu senden bir meltem esiyor yanan alnıma
Uykusuz gecelerim seninle apaydınlık
Başım dönüyor, offf başım dönüyor yaşamaktan
Ölebilirim artık..
*
Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse
Sarıl sımsıkı, tenim ol, beni bırakma
Baksana; parmak uçlarım ateş
Lavlar fışkırıyor gözbebeklerimden
Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan
Benimle meydan oku her çaresizliğe
Benimle uyu, benimle uyan
Birlikte varalım on üçüncü aylara
Ben bir eylül, sen haziran.
*
ümit yaşar oğuzcan
 

BurakCan

Yetkili
Yönetici
Moderator
Katılım
11 Haz 2018
Mesajlar
1,925
Tepki Puanı
459
Puanları
83
Awards
0
İHTİRAS
*
bir yağmur mevsiminde sevişmeliyiz seninle
o kapkara,o delinmiş gök kubbenin altında
çılgınlar gibi....
ıslak çimenlerin üstünde boylu boyunca
yağmur altında saatlerce günlerce
hep benim olmalısın böyle serin böyle soğuk
baksana çıplak atlar üşüyormu
ne boyunlarında atkı
nede üstlerinde yağmurluk
bir yaz elbisesi gıy,ipekli
öyle gel benimle yağmur altın
ayakların çamurlu,elbisen yapışmış olsun
hep böyle kadın,hep istekli
ve gözyaşların....
yağmura karışmış olsun.
*
 

BurakCan

Yetkili
Yönetici
Moderator
Katılım
11 Haz 2018
Mesajlar
1,925
Tepki Puanı
459
Puanları
83
Awards
0
BİR DOST İÇİN SONE

Maruzatım odur ki;en iyi bir dostsun
Dağların doruğunda bir çiçek kadar iyi
Sen karanlıkta yüzümüzü ağartan ışık
Resimlerin duvarlarda şakır kuşlar gibi

Sen O'sun her zaman yalansız olan sevgisi
Saksıları sulayan,vazolara can katan
O en koyu,en çaresiz gecelerde bile
Yeri,göğü bir merhabasıyla aydınlatan

Sen O'sun sevince boğan bütün kederleri
Solan,kuruyan,bir çiçek gibi ağlayansın
Ve esen dost bir imbatsın akşamüzerleri

Kalan bir gün gibi yazdan,öyle Haziransın
Yalan değil,biz ne arayıp sende bulduksa
Mutluyuz,dostça gönül tahtına kurulduksa.

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN
 

BurakCan

Yetkili
Yönetici
Moderator
Katılım
11 Haz 2018
Mesajlar
1,925
Tepki Puanı
459
Puanları
83
Awards
0
DOST BİLDİKLERİM

Sanırdım gündüzdü onlarla gecem
İçimde ümitti dost bildiklerim
Ne zaman yıkılıp yere düştüysem
Bırakıp da gitti dost bildiklerim
Hepsi varken baharımda, yazımda:
Kışın bir burukluk kaldı ağzımda
Seneler senesi oysa gözümde
Cihana eşitti dost bildiklerim
Nerde o sözlere kandığım günler?
Her gülen yüzü dost sandığım günler
Acıdan kahrolup yandığım günler
Ta canıma yetti dost bildiklerim
Meydana çıkalı asil çehreler
Aydınlanmaz oldu artık geceler
Yalanlar tükendi, indi maskeler
Birer birer bitti dost bildiklerim
Korkar oldum bana *dostum* diyenden
Yoksa yok olandan, varsa yiyenden
Ne onlardan eser kaldı ne benden
Beni benden etti dost bildiklerim

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN
 

BurakCan

Yetkili
Yönetici
Moderator
Katılım
11 Haz 2018
Mesajlar
1,925
Tepki Puanı
459
Puanları
83
Awards
0
Seni Arıyorum

Şimdi bir an dönerek gerilere, hani
Bir zamanlar beni ölesiye yaşatan
Ellerimi bırakıp sevecen ellerini
Çevremi sımsıcak bir sevgiyle kuşatan
Seni arıyorum

Bir deniz hıçkırıyor ta içimde, dinle
Giderek yalçın kayalar, kumlar eriyor
Şimdi başbaşayım bir kıyıda kendimle
Ve bende var ettiğin o ben can veriyor
Seni arıyorum

Gülerdin bir zamanlar güneş batmazdı
Baştanbaşa bir gül bahçesiydi ortalık
Renkler ya mavi, ya penbe, ya beyazdı
Oysa şimdi ne yana baksam karanlık
Seni arıyorum

Varsın ama yoksun. yanımdasın, değilsin
Gözlerim boşuna deliyor geceleri
Tek seni bir kez daha görebilmek için
Daldırıp ellerimi benden içeri
Seni arıyorum

Ellerim içimde bir kan gölüne batıyor
Bağırıyorum kimseler duymuyor sesimi
Dişlerim hırsla dudaklarımı kanatıyor
Ve senden uzakta verirken son nefesimi
Seni arıyorum

Bu son aldanışım, son yıkılışım olacak
Gelsen de boş artık gelmesen de, ben yokum
Yine de son bir ümit kırıntısıyla, bak
O herşeyi yitirdiğim anda bulduğum


Ümit Yaşar Oğuzcan
 

BurakCan

Yetkili
Yönetici
Moderator
Katılım
11 Haz 2018
Mesajlar
1,925
Tepki Puanı
459
Puanları
83
Awards
0
Ben güzel gözlü kadınları severim



Ben güzel gözlü kadınları severim
Bir de küçük ayaklıları, uzun boyunluları
Hem nasıl severim, öyle severim işte
Terler avuçları, kesilir solukları

Ben mahzun kadınları severim
Yavru ceylanca kadınları, ürkekçe
Hem nasıl severim, öyle severim işte
Bilemezsiniz ne güzeldir, öpüştükçe

Ben akıllı kadınları severim
Düşünen, az konuşan, o çok bilen
Her yerde, her zaman nazı çekilen
Hem nasıl severim, öyle severim işte

İçimde büyük, sonsuz ateşler yanmalı
Ve ölümüm o kadın yüzünden olmalı.

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN
 

BurakCan

Yetkili
Yönetici
Moderator
Katılım
11 Haz 2018
Mesajlar
1,925
Tepki Puanı
459
Puanları
83
Awards
0
Istanbul


Evin içinde bir oda, odada İstanbul
Adam sigarasını yaktı, bir İstanbul dumanı
Kadın çantasını açtı, çantada İstanbul
Çocuk bir olta atmıştı denize, gördüm
Çekmeğe başladı, oltada İstanbul
Bu ne biçim su, bu nasıl şehir
Şişede İstanbul, masada İstanbul
Yürüsek yürüyor, dursak duruyor, şaşırdık
Bir yanda o, bir yanda ben, ortada İstanbul
Odanın içinde bir ayna, aynada İstanbul
İnsan bir kere sevmeye görsün, anladım
Nereye gidersen git, orada İstanbul.


| Umit Yasar Oguzcan
 

BurakCan

Yetkili
Yönetici
Moderator
Katılım
11 Haz 2018
Mesajlar
1,925
Tepki Puanı
459
Puanları
83
Awards
0





o yaşamak kadar güzel kadın

bana ölümü hatırlatıyor
onu her gördüğümde
''ya ölürsem'' diyordum
ya ölürsem
bu kadın benim için ağlarsa

bilsem bana acımayacağını
beni unutacağını bilsem
bu kadar ölümü düşünmezdim
o yaşadıkça ölüme inanasım geliyor

cenazeme çiçek göndermeyin
çünkü o zaman tabutumda olmayacağım
kalabalık arasında sizde varsınız
bilin ki yanınızdayım
mezarlığa kadar yürüyeceğiz el ele
avuçlarımızda bütün sıcaklığımız
öyle şiirler okuyacağım ki size
öldüğüme inanmayacaksınız

bembeyaz bir kefene saracaksınız beni
ölmeyeceğim
tahta bir tabuta koyacaksınız beni
ölmeyeceğim
üzerime toprak atacaksınız kürek kürek
yine ölmeyeceğim
sonra sağır sessizliği içinde zamanın
bir bir bırakıp gideceksiniz beni
ölmekten beter olacağım

demek o beni sevmiyor
demek o beni anlamıyor
bana içkimi verin
bana kadehimi verin
bana ellerimi verin
onun şerefine kadeh kaldırır gibi
bir daha
bir daha ölmek istiyorum




Ümit Yaşar Oğuzcan
 

BurakCan

Yetkili
Yönetici
Moderator
Katılım
11 Haz 2018
Mesajlar
1,925
Tepki Puanı
459
Puanları
83
Awards
0
KUM

Sen kum nedir bilmezsin
Deniz Görmedin ki.
Yum gözlerini, zamanı düşün,
Deniz bir gözünde
Kum bir gözündedir.

Sen taş nedir bilmezsin
Dağa çıkmadın ki
Yürü ufuklara doğru,
Dağ bir ayağında
Taş bir ayağındadır

Sen kül nedir bilmezsin
Ateş yakmadın ki,
Uzat ellerini gökyüzüne,
Ateş bir elinde
Kül bir elindedir

Sen kan nedir bilmezsin
Ölmedin, öldürmedin ki,
Yat toprağa boylu boyunca
Ölüm bir yanında
Kan bir yanındadır

Sen aşk nedir bilmezsin
Beni sevmedin ki
Ağla, ağlayabildiğin kadar
Bütün güzellikler sende
Aşk bendedir


Ümit Yaşar Oğuzcan
 

BurakCan

Yetkili
Yönetici
Moderator
Katılım
11 Haz 2018
Mesajlar
1,925
Tepki Puanı
459
Puanları
83
Awards
0
Seni Bunca Sevmem Boşuna Değil!

Boşuna değil her dakika seni hatırlayışım
Boşuna değil her akşam içime bir garipliğin çökmesi.
Bu şehrin bütün sokaklarında yana yakıla seni aramam
Boşuna değil.
...
Boşuna değil pazarları sevmeyişim.
Durup durup içimin kararması,
Gözlerimin dolması apansız,
Boşuna değil.
İnan boşuna değil sevdiğim,
Bu dalıp dalıp gitmeler.
Bu dayanılmaz özlem,
Bu sevda boşuna değil.

Kolu kanadı kırılmış bir serçeyim senden uzakta.
Suyu kesilmiş bir çeşmeyim.
Bir gece lambasıyım kırılmış, sönük
Biliyorum herşey seninle güzel, herşey seninle büyük
İnan sevdiğim, inan.

Yıllardır aradığımsın.
Ömür boyu beklediğimsin.
Ben bir martıyım yalnız, küçük.
Sen dalga dalga denizimsin.

Koşmak sana doğru...
Yaşamak senin için ve katlanmak herşeye seninle.
Tek başına değilsin...
İnan sevdiğim inan,
Seni Bunca Sevmem Boşuna Değil!
 

BurakCan

Yetkili
Yönetici
Moderator
Katılım
11 Haz 2018
Mesajlar
1,925
Tepki Puanı
459
Puanları
83
Awards
0
Ayrılık Diye Bir Şey Yok


Ayrılık diye bir şey yok.
Bu bizim yalanımız.
Sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var.
Şimdi neredesin? Ne yapıyorsun?

Güneş çoktan doğdu.
Uyanmış olmalısın.
Saçlarını tararken beni hatırladın, değil mi?
Öyleyse ayrılmadık.
Sadece özlemliyiz ve bekliyoruz.

Zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum.
Önce beklemekten.
Ömür boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan.
İkisi de kötü, ikisi de hazin tarafı yaşantımızın.

Bir çocuğun önce doğmasını bekliyorlar,
Sonra yürümesini, konuşmasını, büyümesini...
Zaman ilerliyor, bu defa para kazanmasını,
Kanunlara saygı göstermesini,
İnsanları sevmesini, aldanmasını, aldatmasını bekliyorlar.

Ve sonra ölümü bekleniyor insanoğlunun.
Ya o? Ya o?
İnsanlardan dostluk bekliyor, sevgilisinden sadakat,
Çocuklarından saygı ve bir parça huzur bekliyor,
Saadet bekliyor yaşamaktan.

Zaman ilerliyor, bir gün o da ölümü bekliyor artık.
Aradıklarının çoğunu bulamamış,
Beklediklerinin çoğu gelmemiş bir insan olarak
Göçüp gidiyor bu dünyadan.

İşte yaşamak maceramız bu.
Yaşarken beklemek, beklerken yaşamak
Ve yaşayıp beklerken ölmek!

Özleme bir diyeceğim yok.
O kömür kırıntıları arasında parlayan bir cam parçası.
O nefes alışı sevgimizin, kavuşmalarımızın anlamı.
O tek güzel yönü bekleyişlerimizin.

İnsanlığımız özleyişlerimizle alımlı,
Yaşantımız özlemlerle güzel.
Özlemin buruk bir tadı var, hele seni özlemenin.
Bir kokusu var bütün çiçeklere değişmem.
Bir ışığı var, bir rengi var seni özlemenin, anlatılmaz.

Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam;
Seni özlediğim içindir.
Beklemenin korkunç zehri öldürmüyorsa beni;
Seni özlediğim içindir.
Yaşıyorsam; içimde umut varsa,
Yine seni özlediğim içindir.

Seni bunca özlemesem; bunca sevemezdim ki!
 
Üst